Vazgeçmek…

19 Ağustos 2017 0 Yazar: mev_lude

Bir sonraki yazımın “industry 4.0”  konusunda olmasını planlamıştım. Vazgeçtim 🙂 Pozitif psikoloji kategorisinden devam ediyorum.

Vazgeçmek, içinde olumsuzluk eki içermeyen ama başlı başına olumsuz bir kelime gibi gelmiştir bana. Acizler, güçsüzler, zayıflar vazgeçer. Onurlu insanlar mücadele etmeye devam eder, kaçmaz. Stresle başa çıkmanın kuralını da öğrenmiştik. Ya stres unsuruyla mücadele eder, üstesinden gelmeye çalışırsın ya da kaçınırsın, saklanırsın, yok sayarsın.

Mutlak doğru olmadığı gibi vazgeçmenin de her zaman kötü olduğunu düşünmek bir yanılsama mıdır? Seçim yapmak desek mesela vazgeçmek yerine. “Seçeneklerim var ve ben diğerlerini değil bunu seçiyorum” diyemiyor muyuz? Vazgeçmek, üzerinde emek harcadığımız, zamanımızı geçirdiğimiz konular olduğunda öne çıkıyor. O zaman seçim yaparken dikkatli davranmamız gerekiyor, güvenli kıyılardan uzaklaşmak kolay mı o kadar? Fırtınasını, denizini, yağmurunu, güneşini bildiğin bir yerden, başka yerlere gitmek… Halbuki bir haftalığına kalmayı planladığınız tatil yerine gitmek o kadar zor olmuyor. “Gezdik, eğlendik hadi bakalım bu kadarı yetti. Vazgeçmedim, ara verdim, dinlendim, oh ne güzel oldu”.

İnsanlar hayatlarında önemli değişiklikler olmadığı için sıkılırlar kimi zaman. Monotonluk, sıradanlık, her günün birbirine benzemesi… Bir arkadaşınla karşılaşırsın, “nasıl gidiyor?” diye sorar;  ” e, ne olsun her şey aynı, bildiğin gibi”. Halbuki biz neyi bekliyoruz? “iyi gidiyor işte, geçen bir yat aldım. Adriyatik’te mavi tura çıktık. Ben evi, arabayı sattım.  Küçük bir sahil kasabasına yerleştim. Vejetaryen olup,  ebegümeci yetiştiriyorum bahçede.  Akşamları viyolonsel çalıp,…”

İyi gidiyordum aslında tutmayın küçük baldızı 😀

Bir amacın vardı ondan mı vazgeçtin?  Yoksa; yolunu mu değiştirdin sadece? Alıştığın şeyleri artık yapamamaktan mı korkuyorsun? Yerine başka yapacak şeyler koyamayacak mısın? Neydi vazgeçmek? “Alışmak sevmekten daha zor geliyor” mu sana da?

Sevgiler,

Mevlüde Sezer