Sosyal medyayı tanıyor musunuz?

2 Haziran 2020 0 Yazar: mev_lude

2019 yılının sonunda ortaya çıkan ve ilerleyerek tüm dünyayı saran pandemi süresince insanlar kendilerini ifade etmek, sıkıştığı düşünceler içerisinden sıyrılmak, derdini anlatmak ve oluşturabildiği çözümleri paylaşmak üzere dijital tarafta etkin roller üstlenmeye başladılar.

Yani ben böyle anlatıyorum diye herkes böyle yaptı sanmayın 🙂 kendi yaptığımız ve düşündüğümüz şeyleri tüm insanlığa mal etmeyi seviyoruz ve tabi ki ben de 😀

Mesela tüm insanlık, başta ne yapacağını şaşırdı. Önce her şeyden izole etti kendini, komşusundan, ailesinden, sosyal medyadan… Tek bir şey vardı aklında: hayatta kalmak. Sonra yavaş yavaş uyum sağlamaya, sanal meydan okumalarla temas kurmaya başladı birbiriyle. Çocukluk fotoğrafları ile nostaljik yolculuklar, ekmek yapma savaşlarından lahmacunu en güzel kim yapara giden hamaratlıklar, sakinleşelimden yogiliğe giden içsel yolculuklar ve içimizdeki resim, şiir ve sanatsal işlere yatkınlıklar birer birer ortaya dökülmeye başladı.

Yani tüm insanlık böyle yaptı, anlıyor musunuz? 😊

Bu süreçte anladığımı sandığım ve kendimce yaptığım varsayımlar:

  • Herkesin normali farklıdır: Kurallar herkes için aynı olsa da herkesin uygulama yorumu başkadır. Bazıları deneme yanılmayla kuralları esnetirken, bazıları kuralı koyandan daha iyi uygular. Unutmayın, siz etrafınızdaki beş kişinin ortalamasısınız 👨‍👩‍👧‍👧.
  • Herkesin normali aynıdır: Herkes özler, herkes ister, herkes korkar.
  • Her sosyal medya aracında her istediğinizi yapabilirsiniz: Web sitenizde bilimsel yazı yazmaya başlayıp, kendi anılarınızı anlattığınız bir günlüğe dönüştürebilirsiniz. Instagramda canlı video görüşmeleri yapabilirsiniz. Bir video hazırlayıp, bunu Spotify’da podcast, Youtube kanalınızda bir video, instagramda hikaye görüntüsü, Linkedin’de paylaşım, Twitter’da haber olarak sunabilir ya da hepsini birden yapabilirsiniz.
  • Her sosyal medya aracında her istediğinizi yapamazsınız: Youtube videosu hazırlayıp, ders verir gibi anlatım yapamazsınız. Onbinlerce takipçisi olan bir sosyal medya fenomeni değilseniz, 10 dakikadan uzun videolarınız ilgi görmez. Videoları gerçekten dinleyip üzerine düşünen kişi sayısı çok azdır (videoyu açanların %12.7’si 😜). Çevrimiçi derslerde görünmeyen öğrenciye soru soramazsınız (çünkü cevap yoktur).
  • Takipçileriniz sizi takip eder: Takipçileriniz ürettiğiniz video ve fotoğraflara ilgi gösterir ve beğendiklerini belli eder. Çok beğendiyse kendi hesabında da paylaşır.
  • Takipçileriniz sizi takip etmez: Takipçilerinizin takip ettiği çok kişi varsa siz kedi videoları ve doğa resimleri arasında geçen bir hikayesinizdir, birkaç dakika sonra ne yaptığınız unutulabilir. Instagram artık beğenileri paylaşmıyor, bu yüzden paylaşımların yayılma hızı azaldı ve herkese ulaşma hevesiniz sekteye uğrayabilir.
  • Sosyal medyada moda (akım) vardır: Doğum günü gelen arkadaşlarınızı instagram hikayenizde paylaşırsınız, o da kendi hikayesinde paylaşır. Ünlü biriyseniz intagramda canlı görüşme ile diğer ünlü arkadaşlarınızla sohbet edebilirsiniz. Ben de varım demek için sizi tanımayan bol takipçili kişilerin gönderi altına yorumlar yazabilir, hatta tüm öfkenizi orada atarak rahatlayabilirsiniz 🤨.
  • Sosyal medya çözüm değildir: Sosyal medya kendimizi ve kendimize dair her şeyi (ailemizi, işimizi, çalıştığımız kurumu,…) ifade etmek için kullanılan araçlardır. Bizi iyi hissetiren şey ise üretken olmak ve bunu paylaşabilmektir.
  • Uygun sosyal medya platformunu seçmek, üretmek kadar zordur: Uygun hedef kitleyi bulmak, fikirdaş kişilere ulaşmak ve ilgisini çekmek için önce o ortamda paylaşılanları incelemek gerekir. Başkalarının etkisi altında kalmadan bu aşamayı geçmek de zordur. Paylaşımınızdan sonra yorum ve beğeni beklersiniz. Bazen beklediğiniz yorum ve beğeniler gelir, bazen gelmez. İşte o zaman felsefi bir soru ile karşı karşıya kalırsınız: “Sanat, sanat için mi, toplum için midir?“.
  • Farklıyız: Ürettiğiniz şeyler (bazen bir yazı, bazen bir sunum, bazen çektiğiniz bir fotoğraf, bazen yetiştirdiğiniz bir bitki,…) güzeldir, özgündür ve farklıdır.
  • Farklı değiliz: Ürettiklerimiz dönemin ihtiyaçlarıyla ilgilidir, kendimize iyi gelen şeyler için yapılır. Aynı dönemde, benzer şartlarda yaşayanlar, benzer çözümler üretebilirler. Bunu ilk paylaşan olmak mı önemlidir, en iyi anlatan olmak mı? Kafanız karışabilir!

Bu süreçte gördük ki paylaşmak, ilham verdi ve birbirimizi besledi. Ücretli eğitimler, sergiler, filmler herkesin kullanımına sunuldu. Sanıldığı gibi herkes bu mecralara saldırmadı. İlgili olanlar izledi, ilgisi olmayanların haberi bile olmadı.

Başkalarının hikayelerini de yansız bir şekilde dinleyelim, feyz alalım, anlayalım. Değişimin kendisi olalım. Sağlıklı günler dilerim, sevgiler.

Mevlüde Sezer