Bilginin Ödülü: Sertifika

16 Şubat 2021 0 Yazar: mev_lude
Sertifika belgelerini neden hisse senedi kağıdı gibi yaparlar?

Yakın zamanda kurslar ve edinilen sertifikalar konusunda bir anket düzenledim ve sonucu görüşümü doğrular nitelikteydi. Bilimsel açıklayacak olursam; “sertifika programları işimize doğrudan katkı sağlar” açıklamasına sahip H0 hipotezini reddetmek için yeterli kanıtım var 🙂

Zannetmeyin ki ben kurslara ya da sertifika programlarına karşıyım… Bunun için linkedin profilime bakmanız bile yeterli olabilir 🙂 Hatta merak ettiğim konularda kursla yetinmeyip “ben bunun okulunu okurum” diye yaşa başa bakmadan, okul sıralarına dönmüşlüğüm de vardır. Yani kimsenin karşısında değilim, orada anlaşalım.

Kurslar, eğitim sektörünün girişimcilik faaliyetleridir dersem yanılmış olmam sanırım. Temel eğitim (kamu ya da özel) üzerine yeni yetkinliklikler ekleyebilmek için çok yararlı kuruluşlar. Aynı zamanda organizasyonlarda iç eğitimin kısıtlı olduğu durumlarda, kurumların gelişimi için de tercih edilen bir araç. Yani hem bireysel hem de örgütsel gelişim için olmazsa olmaz.

Eee o zaman, ben neye karşıyım 🙂 Bu yazıyı niye yazıyorum? Eğitimde bir yenileşme bekliyorum sadece. Hangi konuda? Şu konuda: kursların önşartları olmalı (temel eğitim), kursların kendisinin okullar gibi başarı dereceleri olmalı ve amaçlanan bilgilerin kursiyerce kazanıldığına dair uygun bir ölçümü olmalı. En azından yöntemlerin doğruluğunu test etmek adına bu tür programlara katılmamış eğitimcilerin de düzenli olarak başka eğitimler alması sağlanabilir.

Bilgi toplumu denilince siz ne anlıyorsunuz bilmiyorum ama ben evindeyken bile bilgiye erişen, kullanan ve uygulayan bir toplum olarak algılıyorum. Evet evet bazen online eğitim de diyorlar, uzaktan çalışma da diyorlar. Yani kitap okumakla eşdeğer benim için… İş görüşmelerinde hiç kaç kitap okuduğunuzu sordular mı?

Bir şeyi öğrenmek için; ister yazılmış bir kitabı alır okurum ya da hızlı olsun dersem açarım youtube’daki özet videoları, onları izlerim. Açık kaynak kodlu yazılımlar zaten bilgisayar programcıları arasındaki yardımlaşmayı had safhaya taşımış durumda, en basit kodu bile stackoverflow ya da github’da araştırıp kodunuzu geliştirebiliyorsunuz -seviyorum yazılımcıları, bizden farklı düşünüyorlar gerçekten. Bilgilerini bedelsiz paylaşmaktan da çekinmiyorlar- Ya da en kolay yöntemle, Google’a yazıyorsunuz: “… nasıl yapılır?” hele ingilizce de varsa sınırsız bir kaynak… Yüzyüze eğitimlere alternatif olarak Udemy, Coursera gibi online kurslar da var, hem de sık sık indirim kampanyaları yapıyorlar. Gaza gelip 6 kursa birden kayıt yaptıranlar var, mesela ben :))

İnsan öğrenmede disiplinli ya da düzenli olamayabiliyor. Bu konuyu daha önceden öğrenmiş ve öğretebilmeye yetenekli kişilerden bu eğitimi almak ise en güvenli yöntem. Eğitimin sonunda ise çoğunluğa “daha önce hiç duymadığım şeyler öğrendim” dedirtebiliyorsa da başarılıdır.

Şirket içi eğitimlerde eğitmen rolünde iken, eğitim değerlendirme formlarını incelerdim. Anket içerisinde şöyle sorular vardı: “Bu eğitim kişisel gelişimimde katkı sağladı: 1-2-3-4-5”, “Bu eğitimden öğrendiklerimi işimde kullanabilirim: 1-2-3-4-5”. En çok karşılaştığım yorumları şöyle özetleyebilirim: “Ben bu konuları zaten biliyordum, ama eğitimciler çok tatlı çok güzel örnekler de verdiler.” Zaten anlattığımız konular ilk 6 ay içerisinde anlatılması gerekirken, 5 yıllık çalışan da bu eğitimde. Eğitimler bazen 3 güne kadar uzayabiliyordu, eğitime katılanlar da tabi ki normal dağılımda. Uyuyanlar mı, sohbet etmeye gelenler mi, şakalarla ilgi çekmeye çalışanlar mı.. Okulda ya da kursta ya da şirket içi eğitimde, eğitimin doğru zamanda verildiğini ya da herkesin aynı bilgiyi aldığını ve onu kullanabileceğini düşünmek aşırı iyimserlik. Evet, o eğitim için bir tick atalım 😉

Eğitim, kişinin (ya da organizasyonun) kendine verebileceği en güzel armağanlardan biri. Ulaşmak kolaylaştı diye daha az değerli değil. Hiç kimse her şeyi bilmiyor ancak bazı kişiler bazı şeyleri daha iyi biliyor ve bazen de çok iyi anlatabiliyor.

Eğitim, sadece CV’mde güzel görünsün, şirkette terfi edebileyim diye de olmasın. Meslek seçimi gibi rehberlikle hangi kursun ya da eğitimin alınması gerektiği öğrenilebilsin. Maddi ve manevi kaynaklarımızı ne için ve neyin karşılığında harcadığımızı bilelim, farkında olalım.

En içten sevgilerimle…

Mevlüde Sezer